Aşkın Keyfini Çıkarın

Aşkın Keyfini Çıkarın

Aşk, flört, çıkma ve birliktelikler üzerine bir kitap arıyorsanız, Aşkın Keyfini Çıkarın`ı okuyun. Bu, köpek balıklarının kol gezdiği sularda kendinden emin bir şekilde dolaşmanın ve çıkma sanatının inceliklerini yansıtan bir kitap. Bu inceliklere herkesin ihtiyacı var. Özellikle de, Acaba hayatımın erkeğine rastlayabilir miyim? sorusuyla yanıp tutuşan genç kız ve her yaştan kadınların. Kitabın adına bakıp da sizi hafif meşrepliğe çağırdığı yanılgısına sakın düşmeyin. Kitabın özelliği ilişkiler dünyasında başarılı olmak için davranış, tutum ve teknik geliştirmeye olduğu kadar, kontrolü elden bırakmamaya ve kendini korumaya da odaklanmış olması. Kitabın iddiası belli: Sadece çok aptal ya da kalın kafalılar ihtiyatlı davranmaz. Düzgün bir bekâr adam nerede bulunur? Bu adama rastlarsanız, kaçın! Çöpçatan randevuları. Erkekler neden fahişelerden hoşlanır? Reddedilmenin üstesinden gelme. Fotokopi makinesi karşısında aşk. Birinin sizi istemesini sağlamak O noktaya geldik mi?
Ayn Rand, bütün zamanlamaların en çok okunan felsefi romanı “Atlas Vazgeçti”yi (Atlas Shrugged) 1957`de çıkardı. Roman o günden beri her yıl ortalama 200.000 sattı. Amerika`yı İncil`den sonra en çok etkileyen kitap oldu. Ayn Rand -asıl adıyla Alişya Rosenbaum- 1500 sayfalık bu dev romanı için “Bu bir felsefe tarihi kitabıdır. Düşüncemin vardığı son nokta da şudur: İnsanın kendi yaratıcılığını ortaya koyma hakkı hiçbir zaman engellenemeyecek”. Ayn Rand`ın eserlerini Türkçeye kazandıran Sinan Çetin bu kitap için şöyle diyor: “Bu kitap iş yapan, yaratan, yapan eden insanın toplum tarafından nasıl sömürüldüğünü, üstelik zalimce suçlandığını açıkça gözler önüne seriyor… eğer aklınıza, yeteneğinize, kendinize inanıyorsanız bu kitabı çok büyük bir aşkla okuyacaksınız.”

“Bizi gökyüzüne çeken şey, onun uçsuz bucaksız görünümüdür. Bizi ona çeken bir başka şey de, oradaki sükûnettir. Orada çatışma, kırılganlık, rekabet, haset, hırs, dedikodu, didişme, kavga gibi yeryüzüne ait yaşantılar yoktur. Tüm yıldızların, gezegenlerin ve ayın ruhu yumuşacıktır.

İnsan yukarıya-gökyüzüne bakmadıkça ayağını yeryüzüne güvenle basamaz.
Kendiizi tanımanın yollarından biri de gökyüzüyle iletişim kurmaktır.
Dr. Mavi bir süredir bakışlarını, anlayışını, düşüncelerini, duygularını gökyüzüne çevirmişti. Aylarca ayı seyretmiş ve sonunda sorunlarının çözüldüğünü görmüştü. Kendi üzerinde etkili olduğunu görünce bu terapinin adını ‘Ay Terapisi’ koymuştu.”
Ay karmaşık sorunlar ve duygular içinde kalmış insanlar için bir yol gösterici olabilir. İnsan sorunlarının içinde boğulduğunu hissettiği anda bakışlarını gökyüzüne çevirebilir ve kendine şunu söyleyebilir:
“Her şeye rağmen gökte ay var.

Leahy’nin kitabında bilişsel terapide kullanılan yöntemlerin tamamı, konu aldıkları ve hedefledikleri alanlara göre gruplanmış ve her yöntem aynı düzen içinde kapsamlı bir şekilde anlatılmıştır. Yöntemler anlatılırken, önce tanımı yapılmış, ardından klinik görüşme örneğiyle yöntemin nasıl uygulanacağı açıklanmış, daha sonra da yöntemi uygularken yaşanabilecek sorunlar ve çözüm yolları açıklanmıştır.

Bu kitabın öncelikle bilişsel terapiye ilgi duyan, bu konuda eğitim alan veya eğitim sürecine devam edenler için çok yararlanabilecekleri bir kaynaktır. Ayrıca bilişsel terapide kullanılan yöntemleri tanıma isteyen diğer profesyonellerin de bilgilenmelerine yardımcı olacak bir işlev görecektir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, 1902 yılında İngiliz Doktor George Still tarafından tanımlanmadan önce çocuklarda bir “yaramazlık” sorunu şeklinde anlaşılıyordu. Daha da kötüsü, bu sorunun ailenin çocuğa sert davranmasıyla çözüleceğine inanılmaktaydı. Bu bozukluk ülkemizde halen toplum tarafından yaygın olarak bilinmiyor. Ancak 1970’li yıllardan bu yana her bakımdan daha iyi tanınmaktadır. Artık hastalığın yetişkinlerde de oluştuğu ve bu hastalığın oluşumunda biyolojik nedenlerin de önemli bir yer tuttuğu biliniyor.

Bu kitapta hastalığın oluşum nedenleri, belirtileri, uzun dönemde nasıl bir gidiş izlediği, diğer hastalıklarla ilişkisi ve tedavisi, yapılan araştırmaların ışığında, anlaşılır bir dille okuyucuya aktarılıyor.

Bilişsel terapi, kişinin yaşadığı problemlerinin büyük bir çoğunluğunu, sahip olduğu yanlış kanı ve zanlarla gerçeği çarpıtması sonucu bizzat kendisinin oluşturduğunu savunmaktadır. Yanlış algılamanın temelinde, bireyin bilişsel gelişim sürecindeki hatalı öğrenmeleri bulunmaktadır. Tedavi ise gayet basittir: Yanlış algılamalara neden olan kaynak ile hastanın ilgi kurması. Bu süreçte terapistin rolü ise; hastanın düşüncesinde oluşan tahribatları çözmek, ona alternatif düşünce şekillerini öğretmek ve tecrübelerini daha gerçekçi olarak yorumlama konusunda yardımcı olmaktır. Duygusal rahatsızlıklara bu yeni yaklaşım, kişinin kendisine ve problemlerine dair bakışını değiştirmektedir. Kişi, çözemediği biyokimyasal reaksiyonlarıyla, kör dürtüleriyle ya da otomatik refleksleriyle kıskıvrak yakalanmış çaresiz bir varlık değildir; kendi hatalarını görme kabiliyetine sahip olan bir şahsiyettir. İnsanın yanlış kanılar edinme kapasitesi olduğu gibi, onları düzeltme kapasitesi de vardır. Dolayısıyla, kişi yanlış düşüncelerini görerek ve onları düzelterek hayatı kendisi için çok daha yaşanabilir bir hale getirebilme gücüne sahiptir.

Beyin bu gezegendeki en karmaşık, dikkat çeken ve gizemlerle dolu bir yapıdır. Yapılmış birçok araştırmaya rağmen beyin üzerine hala bilmediğimiz çok şey var. İnsan beyninin potansiyelinin gerektiği gibi değerlendirilmediğinden eminiz. Beynimizin sadece %1`ini kullandığımız şeklindeki yaygın bir gerçek var ortada. İyi haber şu ki, yaşınız veya içinde bulunduğunuz koşullar ne olursa olsun, hayatınızın en güzel dönemi – eğer siz isterseniz – hala önünüzde olabilir Çünkü beyin gücünün çok büyük bir kısmı kullanılmamış olmakla kalmaz, keşfedilmemiş de olabilir. Bu yalnızca çok iyi bir haber değil, mükemmel ötesi bir haber… İşte bu kitap o muazzam ve kullanılmayan beyin gücünüzü geliştirmeniz hedefi ile hazırlandı. Sizin için hazırladığımız kitapız, beyin, bellek, öğrenme ve beyin gücünüzü daha etkin seviyeye taşımak için işinize yarayabilecek ve kolayca uygulayabileceğiniz çok sayıda test ile düzeyinizi öğrenebilecek ve daha üst seviyeye kendinizi taşıyabileceksiniz.

Okuma serüvenine, 6 – 7 yaşlarında ilkokulda başlıyoruz. Şu ana kadar öğrendiklerimizin çok büyük kısmını okuyarak elde ettiğimize göre bundan sonra da hep daha etkili okumanın çabası içinde olmalıyız. Verimli ve etkili okuma becerisini kazanmak ve “sınava hazırlanırken elimi çabuk tutmalıyım, sınavda yetmeyen zamanın nasıl yetmesini sağlayabilirim?” diyorsanız okumaya karar verdiğiniz elinizdeki bu kitap tam sizin göre.

Size sevindirici haberlerimiz var: Okumanız kesinlikle daha etkin bir hale gelecek ve sınavlara hazırlanırken zamanınızı daha etkin kullanarak kendinize daha fazla zaman ayırabileceksiniz. Dahası yetmeyen zamanınız yetecek, hatta üstüne zaman artacak dersek ne dersiniz? Artık bunu siz de yapabilirsiniz.”Bilinçaltı Teknikleriyle Hızlı Okuma – Pratik Test Çözme Teknikleri” okumanın bu çok boyutlu işlevi ekseninde düşünme ve zihninizi kullanma yollarını değiştirerek tahmin edemeyeceğiniz bir süratle okumanın, pratik ve hızlı test çözme yollarını gösteriyor. Bu kitapla etkin ve verimli okuma ve maksimum düzeyde anlama seviyesine ulaşmak mümkün. Sınavlarda süper başarıyı yakalamak sizin için çok uzak olmayacak. Tüm sınırları zorlamak için sizinle güzel bir yolculuğa var mısınız?

“Durup başarıyı bekleyemezdim ben de onu beklemeden yola çıktım.”
Başarı; çözümler bulmanın ve harekete geçmenin sonucudur. Biraz sabrın yardımıyla, gerçek isteklerinize ve bilgeliğinize etkin şekilde danışarak, zorlu kararlar almak ve sorunları yaratıcı şekilde çözmek beyin gücünüzü kullanma yolunda çok yol almanızı sağlayacak ve öğrenme etkinliğinizi daha üst düzeye taşıyabileceksiniz. Sizin için belki bir işkence olan matematik işlemleri daha kolay olacak. Sizin potansiyeliniz çok büyük, bunu kullanmanın yolu da o sihirli yerde; gizli beyinde…
Sizin için hazırladığımız “Bilinçaltı Teknikleriyle Kolay Matematik” zihinsel matematik becerilerinizin farkına varmak ve daha üst seviyeye taşımak için işinize yarayabilecek ve kolayca uygulayabileceğiniz çok sayıda test ile pratikliğinizi arttıracaksınız ve matematik korkulu rüyanız olmaktan çıkacak.Hayallerinize ve hedeflerinize ulaşma yolunda bu kitabı etkin araç olarak kullanabilecek ve kısa sürede çok fazla yol alıp hedeflediğiniz yaşam yolunda istediğiniz seviyeye gelebileceksiniz.

Hemen her anne, çocuğunun burcunu bilir. Ancak burçlar hakkındaki bilgisi, basit astroloji el kitaplarıyla kısıtlı olduğu için bu bilgi pek işine yaramaz. Hatta çoğu zaman üstün körü yazılmış kitaplardaki basmakalıp ifadeler çocuk hakkında ön yargılar edinmesine sebep olabilir. Biz bu kitapta psikoloji bilimine dayanan bilgilerle tüm anne babalar, bakıcılar ve eğitmenlere rehberlik yapmak istedik.
Kitabımızı incelediğinizde göreceksiniz ki, çocuk hakkında statik bir kanaat edinmenizi istemiyoruz. Aksine dinamik bir psikolojik modelle, çocuğunuzun gelişimine nasıl yön verebileceğinizi göstermek istiyoruz.
Astrolojinin de yardımıyla çocuğunuzun psikolojik alt yapısını tanımanız, onun hakkında bazı ipuçlarını erken dönemde elde etmenizin size avantaj kazandırabileceğini ileri sürüyoruz.

Bilişsel terapi otuz beş yıl önce bir depresyon tedavisi olarak geliştirilmişti. Günümüzde ise artık evlilik çatışması, cinsel işlev bozukluğu, madde kullanımı, panik bozukluklar, travma sonrası stres bozuklukları, paranoid bozukluklar ve diğer birçok duygudurum, anksiyete ve kişilik bozukluklarının tedavisinde etkili ve başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.Bu kitap, her biri önde gelen bir bilişsel terapi uygulayıcısı tarafından yazılmış açık, özlü ve etkili tedavi betimlemeleri ve müdaheleleri içeren 20 bölümden oluşmaktadır. Okuyucu her bölümde, metodun nasıl çalıştığı ve klinik uygulamanın zorluklarının nasıl aşılabileceği konularıyla ilgilenen bir uygulayıcı için çok değerli olacak zengin klinik detaylar bulacaktır. Ayrıca diğer teorik yönelimlerin bilişsel çerçevede nasıl ele alındıkları da görülecektirBilişsel terapi modelinin kurucusu olan Aaron Beck, kitap için şu yorumu yapıyor; `Bu kitabın yazarı olan klinisyenler, bilişsel terapi modelini bireylerin gereksinimlerine uyarlarken her bireyin özel ve farklı olduğunun bilincindedir ve her birinin uygulamadaki esnekliği kusursuzdur.

Bu kitap, iş yaşamında oyunla ilgilenen, iş yeri eğitimlerinde bunları uygulamak isteyen okuyuculara simülatör oluşturmak ve yönetim oyunları hakkında bilgi vermek, örnekler sunmak üzere hazırlandı. Yönetim oyunları bugün artık her düzeyde eğitim ve öğretimde, çok çeşitli tekniklerle hem akademisyenlerin, hem de insan kaynaklarını yürütenlerin kullanmak istediği bir araç halini aldı.Ülkemizde, oyunların endüstrideki eğitimlerde uygulanması son yıllarda önem kazandığı halde, uygulamalar için rehber olarak yararlanılabilecek yayın sayısı hâlâ çok az. Bu kitap ile yaşam boyunca öğrenme ve öğretmenin en temel tekniklerinden biri olan yönetim oyunları, uzun süreli akılda kalma ve kolay hatırlanabilme, yaşayarak öğrenme özellikleriyle ve taşıdıkları az ve öz mesajlarla iş yaşamına ait eğitimlerde geniş çaplı bir kullanım alanı bulacaktır.Ayrıca kitapta yer alan 100 adet yönetim oyunu, kitabın yazarları tarafından çeşitli eğitimlerde denenmiş, geri bildirimler alınmış ve böylece uygulama kolaylığı getiren bir anlatımla takdim edilmiştir.

Bazen bir hikmetli söz, bir anekdot insanın hayatını, düşünce ufkunu, zihniyetini ve her şeyini alt üst edecek güçte şok tesiri yapar. Bu yüzden bu tür hikmetli kıssalar bir aynadır, insanın iç dünyasını yansıtır. Bizden önceki yaşayanların halidir. Bize iyi veya kötü yönde örnek tarafları vardır. İbrettir, örnektir, uyarıdır, çağrıdır… Hikâyeler, öğüt verir, hikmeti anlatır, rehberlik eder, vicdani rahatlatır, hikmet ekseninde uyanmayı sağlar.Bu eserde insanın zihninde geçmişteki insanların şimşekler çakan sözleri, olayları, hatıraları, hikâyeleri veya fabl türü kurguları bulacaksınız. Filozofların hayatlarından sunulan kesitlerle, onların söz ve davranışlarında, onları filozof yapan özelliklerini ön palana çıkaran hikmetin evrenselliğini göreceksiniz.Bu eserde sadece filozoflar arasında seyahat etmeyeceksiniz. Onların sözlerinden, öğütlerinden veya hayatlarından kesitler okurken, aslında kendi duygularınızın, tecrübelerinizin ve inançlarınızın arasında bulacaksınız kendinizi. Belki Efendimiz (a.s.) söylemişti de onlara mal etmişler bu sözleri diyeceksiniz zaman zaman. Mutasavvıflar sizinle beraber yolculuk edecektir bu hikmet yolunda. Bilgeliği keşfedeceksiniz, başarının sırlarına vakıf olacaksınız. Sevginin, mutluluğun önemini ve tadını kavrayacaksınız bu satırlar arasında gezerken. Belki tabiattan değişik cansız veya canlı varlıklarla özdeş hissedeceksiniz kendinizi bir anda. Belki ben de böyle biri olabilirim, neden olmasın ki diyeceksiniz zaman zaman gözyaşlarınızı göz kapaklarınızın altında saklayamayacak derecede duygusallaşarak. Hayatınızın kodlarını bakış açısının önemi üzerinde tek-rar kodlayacaksınız. Ama her şeyden önce ve her şeyden öte, felsefe diyarından hikmet yurduna bilgelik rehberliğinde seyahat ederken hayatınızda pek çok şeyin bu kesitlerle beraber akıp gittiğini göreceksiniz. Tekrar oturup düşüneceksiniz ve diyeceksiniz ki;Demek ki felsefe hayatımızın tam ortasındaymış…Demek ki felsefe hayatın ta kendisiymiş…

Sizde Yorum Ekleyebilirsiniz